Haberler


TÜRKİYE'NİN KÜRT SORUNU ALGISI (1): Bugün Gelinen Noktada Kürt meselesi...
Taha Özhan, Zaman , 03.09.2009
Toplumsal Bütünleşme ile Siyasal Ayrışma Arasında Türkiye'nin Kürt sorunu algısı (1): Bugün Gelinen Noktada Kürt meselesi...

SETA ve Pollmark geçtiğimiz günlerde, Türkiye genelini temsilen 2.497 noktada toplam 10.577 kişi üzerinde bir haftada temsil gücü yüksek bir araştırma gerçekleştirdi.
"Türkiye'nin Kürt Sorunu Algısı" başlıklı araştırma, toplumun Kürtmeselesini nasıl algıladığı, çözümü nerede gördüğü, iktidar vemuhalefet partilerinin mevcut açılıma yönelik tutumlarını nasılbulduğu, açılım çerçevesinde dillendirilen talepleri nasıl karşıladığıile ilgili ilginç ve önemli veriler sunuyor. Bu dizinin daha sonrakibölümlerinde araştırmanın ortaya çıkardığı veriler ayrıntılı birşekilde ele alınacaktır.

Türkiye'nin en önemli siyasal sorununedir? Ancak bu soruyu sorarak, Kürt meselesini doğru bir bağlamda veçerçevede ele alabiliriz. Bu bağlam birden fazla dinamiğin Kürtmeselesini öne çıkardığı, Kürt meselesinin de birden fazla faktördenetkilenen çok boyutlu bir sorun olarak en üst sırada geldiğinigöstermektedir. Hem iç hem de dış politikamızı doğrudan bir biçimdeetkileyen başka bir sorun yoktur. Kürt meselesi iç politikadapartilerin aldığı desteği, partilerin Türkiye geneline hitap etmebecerisini, toplumsal ve siyasal krizlerin sinir uçlarını etkileyen birsorundur. Dahası Türkiye'nin normalleşme sürecindeki sıkıntılarınıdoğrudan yansıttığı gibi, devlet ve milletin arasındaki bariyerlerin vegerilimlerin odak noktalarından birini de oluşturmaktadır. Bu konudasöyleyecek bir sözü ve temsil gücü olmayan partiler veya sadece bukonuya sıkışan partiler bir bölge partisi olmaktan kurtulamamaktadır.Dış politikada da Ortadoğu açılımının en önemli kapılardan birisi olanIrak'la ilişkilerimizi etkilediği gibi, enerji yolları ve dışpolitikadaki yeni ufukların kendini gerçekleştirmesi sürecinde enönemli başlıklardan birisidir. Sonuç itibarıyla Kürt meselesi hem içpolitika kriterleri hem de dış politika açısından Türkiye'nin en önemlisiyasal sorunudur. Bu mesele artık siyasal bir ilgi, çevre veyaideolojik angajmanları aşmış, bütün kesimleri ve pozisyonları kesecekbir biçimde memleketin en önemli siyasal sorunu haline gelmiştir. Zatenbu durum, son 25 yıl boyunca yapılan araştırmaların da gösterdiği üzerevatandaşın zihninde de karşılık bulmaktadır. 'Kürt sorunu, PKK veterör' cevabının her zaman ekonomik sorunlardan sonra ilk sırada yeralması bunun bir göstergesidir.

Bu bağlam, soruna yönelikgüvenlik merkezli yaklaşımların niye işe yaramadığını zaten yeterinceanlatıyor. Toplumsal ve siyasal kesişmelerin ve krizlerin odağındabulunması sorunu göz ardı etme tavrının da devam ettirilmesini imkânsızkılıyor. Dolayısıyla böylesi bir meseleye Türkiye'nin kararlı birbiçimde çözüm aramaya çalışmasından daha doğal ve gerekli bir çabaolamaz. Bu durum, zihinsel ve siyasal tembellikleriyle, Türkiye'nin hertür inisiyatif geliştirme girişimini dış güçlere bağlama çabası içindeolanların görmekten imtina ettiği bir tablodur. Türkiye, Kürt meselesikonusunda bir dönüm noktasındadır ve bu dönüşüm Türkiye'nin normalleşmeve iç konsolidasyon ihtiyacının dayattığı bir dönüşümdür.

Araştırmanınortaya çıkardığı sonuçlar, dikkate alınması gereken sıkıntıları işaretetmekle beraber, gelecek adına ümitvar olmamızı da sağlıyor. Bugüne dekuygulanan yöntemlerin etkili olmadığı konusunda vatandaşlarımızarasında bir mutabakat söz konusudur. Daha da güçlü bir mutabakat,Türkiye'nin toplumsal bütünlüğünü mümkün kılan değerler konusunda dageçerlidir. Farklı etnik kimlikleri bir arada tutan en önemli bağolarak, 'ortak inanç, duygu, değer ve tarih' algısı öne çıkmaktadır.Memlekete aidiyet duygusu, aynı şekilde yüksek çıkmıştır. Somut siyasiadımlar konusunda belli itirazlar olmakla beraber, Kürt meselesininhayati önemi tüm kesimler tarafından paylaşılmakta ve sorunun çözümzemini olarak TBMM ve siyaset adresleri gösterilmektedir.

SİYASİ İRADEYE DAYANAN DEVLET PROJESİNİN GEREKLİLİĞİ
Pekisorun ne? Sorun, bugüne kadar uygulanan politikaların sonucu olarak,siyasi konularda var olan mesafe ve güven meselesidir. Aynı toplumsalzemini paylaşan, dahası bunu ortak değerler etrafında savunan farklıkesimler, siyasal konularda birbirinden giderek uzaklaşmaktadır. Tam dabu yüzden iddia edilenlerin aksine, Kürt meselesinin çözümü değil,çözülmemesi, Türkiye'nin toplumsal ve siyasal bütünlüğü açısından riskyaratmaktadır. Açılım süreci denilen süreç, demokratikleşme veçoğulculuğu sağlama yolunda ilerlerken, yapılanlar, bu risklerintoplumsallaşmasına karşı tedbir almanın ta kendisi haline gelmiştir. Buanlamıyla çoğulculuk ve demokratikleşme, Türkiye'nin en önemlisigortasıdır.

Kürt meselesine çözüm arayışları ülke gündeminedaha önce hiç olmadığı kadar açık bir şekilde oturdu. Artık sadecekamuoyunda veya belli çevrelerde değil, kamu vicdanında da Kürtsorununun Türkiye'nin en önemli siyasal sorunu olduğu kabulgörmektedir. Oluşan algı, Kürt sorununu çözmeye dair ortak bir zemintesisine ciddi katkı sunacaktır. Böylesi bir zeminde ise hükümetinsiyasi iradesine yaslanmış bir 'devlet projesi' ortaya çıkabilir. Zatenancak bir devlet projesiyle, Kürt sorununa dair akamete uğramayacak biraçılımdan söz edebiliriz. İroniktir, totaliter ve ilkel bir devletprojesi ürünü olan Kürt meselesinin; müşfik ve stratejik bir devletprojesiyle çözümünü bekliyoruz. Tam da bu çerçeveden bakınca, bugüngelinen noktada, Kürt meselesi herkes için krizden çok fırsat,çatışmadan çok uzlaşma, tıkanmadan çok açılım imkânı sunmaktadır. Buanlamıyla sorunun çözüm sürecine girme ihtimali her zamankinden dahafazladır. Çünkü yeni dönemde Kürt meselesinin bütün parametrelerideğişmiştir.

Devlet için aklını bulma, derinliğini fark etmeimkânı sunuyor. Kürt sorunu, artık bölünmeden çok büyümenin, ayrışmadançok bütünleşmenin adresi olduğunu 'derin bir devletin' anlamasını icbarediyor. Devletin bidayetinin de nihayetinin de adalet olduğunuhatırlatıyor. Türkiye'nin siyasal ve sosyolojik sınırlarının coğrafisınırlarını alabildiğince zorladığı bir dönemde; güncel sığlıklarınyerine tarihî derinliklerin konuşulmasını mecbur kılıyor. 19. yüzyılkorkularımızın, 20. yüzyıl ezberlerimizin artık bir anlam ifadeetmediğini anlamamızı istiyor. Ortadoğu'da yeni güçler dengesinegeçilirken, asırlık statüko değişirken Türkiye'nin yüzyıl önceıskaladığı değişimi bir kez daha ıskalamasına milletin müsaadeetmeyeceğini söylüyor. Yıkılmış, dağılmış bir imparatorluktan doğancumhuriyetin, bütün yenilmiş asiler gibi, milletin onurunu tamir etmeküzere 'gâvura karşı' haykırdığı 'Ne mutlu Türküm diyene!' sloganını;artık kendi milletine haykırmaktan vazgeçmeye davet ediyor. TürkSilahlı Kuvvetleri'ne terörle mücadele yöntemlerini sorgulama imkânısağlıyor. Toprağa düşen herkesin bu vatanın çocuğu olduğunu anlamabüyüklüğünü göstermeye davet ediyor. Orduyu, artık PKK'yı yendiğiniidrak etmeye, süreci tıkamanın bir anlamı olmadığını görmeye çağırıyor.Akan kanların, kaybolan canların sıradan olmadığını, bunun büyük birtoplumsal ve siyasal maliyeti olduğunu ve önüne geçilmesi gerektiğinigörmeye davet ediyor. Dağlarında eli silahlı adamların dolaştığı birülkenin enerjisini teröre harcayarak 'güçlü olamayacağı', dolayısıyla'güçlü bir ordusunun da' olmayacağını hatırlatıyor.

Bugün gelinen noktada Kürt meselesi
Hükümete,neredeyse kapatma davasından bu yana, 29 Mart yerel seçimleri atlatmışolsa bile, siyasi eylemsizlikten kurtulması için imkân sunuyor. Erdoğanile geçmişten farklı bir lider ve hükümet algısının tam da sıradanlaşmariski taşıdığı bir dönemde, farklılığını ortaya koyma imkânı sağlıyor.Davos'la beraber sınırlarımızı aşan Başbakan Erdoğan'ı, kendisınırlarımız içerisinde huzuru ve hukuku tesis etmeye davet ediyor. AKParti'yi diğer partilerden ayıran, bir bölge partisi olmasınıengelleyen, Türkiye'nin bir yönüyle emniyet supabı haline getirenKürtlerin, dertlerine derman olmanın kapısını aralıyor. Devletin veaklının kaybettiği adalet duygusunu yeniden tamir etmesinin önünüaçıyor. AK Parti'ye sadece kamuoyu nezdinde değil kamu vicdanında damuhkem bir iktidar olma şansı tanıyor.

Bugün gelinen noktada Kürt meselesi...
CHP'yeyirmi yıl öncesinden başlayarak Kürt sorununa dair hazırladığı çözümönerilerine sahip çıkma şansı veriyor. CHP'ye, Kürt meselesinde defterikabarık tek parti CHP'sinden kurtulma imkânı veriyor. Ülkemizin sadecebazı şehirlerinde değil, birçok şehrinde siyaset yapma ihtimalinisunuyor. Aynı çerçevede CHP'ye normalleşme imkânı sunuyor. Bir zamanlarDoğu ve Güneydoğu'da var olabilen, Kürt meselesiyle doğrudan ilgilenenbir parti olma imkânını yeniden açıyor. CHP'ye milletin partisi olmakiçin altın değerinde bir fırsat sunuyor.

Bugün gelinen noktada Kürt meselesi...
MHP'ye'Türk olma' imkânını sonuna kadar açıyor. 'Türk olma' asırlar boyuncazihnen ve fiziken büyümeye yataklık etmişken, son yüzyılda küçülmenin,içe kapanmanın, ülküsünü kaybetmenin ekseni haline getirildi. Bunedenle, Kürt sorunu, lümpen milliyetçilik yerine ortak millet inşasıiçin adalet arayışına davet ediyor. Malazgirt'te inşa edilen ortakkaderi anlama şansı tanıyor. Türkiye'nin bütünlüğü için her parçayı birarada tutacak iklimi sağlamanın anahtarını eline teslim ediyor. MHP'yeMehmet Akif'i hatırlatıyor Kürt sorunu. İstiklal Marşı'nın ülkedekiherkesin ortak destanı olmasına rağmen içinde hiçbir etnik grubunzikredilmemesinin hikmetini aramaya davet ediyor. Yıllar önce birçokGüneydoğu ve Doğu illerinden milletvekili çıkartırken, son iki seçimdeyüzdelik dilimlere bile zor girmesini sorgulama imkânı sunuyor.

HERKES İÇİN NORMALLEŞME FIRSATI

Bugün gelinen noktada Kürt meselesi...
DTP'yeörgüt ile legal bir siyasal hareket olma arasında bir tercih yapmasınınzeminini ve bahanesini hazırlıyor. DTP'nin kimlikçi siyasal dilininsorunu çözen değil büyüten bir araç olduğunu görme şansı veriyor. Başkabaşkentlerden, Kürtlere yabancı bir anlam dünyasından Kürtlerlekonuşmaya çalışmanın geç kalmış bir yabancılaşma olduğunu işaretediyor. Anakronik sol-liberal aydın patronajıyla Batı'nın bir tercümebürosunu andıran diskurlarının en başta Kürtleri ıskaladığını anlamayadavet ediyor. Kürtlerin Müslüman, vatanlarının da bu coğrafya olduğunuidrak etmeye çağırıyor.

Bugün gelinen noktada Kürt meselesi...
Bütünpartilere ve kesimlere bir normalleşme imkânı sunuyor. Dahası memleketsiyasetinin kendi doğal mecrasında akmasını sağlayarak, siyasetintoplumsal zeminle buluşup, toplumu da demokratik çoğulcu birperspektifle yeniden üretecek bir imkân sunuyor. Hasılı kelam, Kürtsorunu Türkiye'nin iki yüzyıllık bakiyesiyle yüzleşmesinin imkânınısunuyor. Çünkü Türkiye'de sorun namına her ne var ise (siyasi,iktisadi, sosyal, idari, dış politika vb.), bunları Kürt sorunununkodları içerisinde bulmak mümkündür. Tam da bundan dolayı, bu sorunlayüzleşmek ve bu yüzleşmeyi, bir dönüşüme vesile kılmak, topyekün birbiçimde Türkiye'de toplumun ve siyasetin uyumlu bir denge içinde varolacak bir millet yapısına kavuşmasını mümkün kılacak en önemlisorundur. Ezcümle, SETA ve Pollmark'ın ortaklaşa gerçekleştirdiğiaraştırmanın en önemli sonucu, Kürt meselesinde çözümü ne kadar büyütmeiradesi gösterirsek, sorunu da o kadar küçültme imkânımız olacağıdır.

YARIN: KÜRTLER, TÜRKLERİ AYRI BİR DEVLET KURMAK İSTEMEDİKLERİNE İKNA EDEMİYOR!
Tüm Haberler